Laparoskopik Cerrahi | Laparoskopik Dalak Ameliyatı (Splenektomi)

Bazı dalak hastalıklarında (miyeloproliferatif hastalıklar, idiyopatik trombositopenik prupura-İTP, hemolitik anemi, lenfoma, izole metastatik dalak tümörleri,  dalakta yerleşen hidatik kist, vb) dalağın tamamen çıkartılması gerekebilir, bu cerrahi işlem splenektomi olarak adlandırılır. Splenektomi, açık cerrahi yöntem (laparotomi) ile yapılabileceği gibi laparoskopik cerrahi yöntemler (tek/çoklu kesiden laparoskopi) ile de yapılabilir. Uygun vakalar için günümüzde altın standart yöntem laparoskopik splenektomidir. Genel anestezi altında yapılan ve ortalama 60 dakika (30-90 dakika) süren bu ameliyat sonrasında hastalar, genellikle 5-6 saat içinde sıvı gıda, ertesi sabah normal gıda almaya başlarlar ve klinik seyre göre 1-2 gün içinde eve gönderilirler.

Ameliyat öncesi hazırlık nasıl yapılır? Tanı için gerekli tetkikleri önceden yapılmış olan hastalar, ameliyat sabahı aç karnına (4-6 saatlik açlık sonrası) hastaneye yatırılır, anestezi muayenesi ve tetkikleri yapılarak ameliyata hazırlanır.

  • Önceden bilinen bazı hastalıkların varlığında, ilgili branş doktorlarının muayenelerinin yinelenmesi, böylece mevcut sorunlarla ilgili tanı ve tedavinin güncellenmesi sağlanır (örn: kalp hastalığı veya hipertansiyonu olan hastalardan kardiyoloji muayenesi istenmesi).
  • Hematolojik nedenlerle splenektomi planlanan ve trombositopenisi (kan trombosit sayısında azalma) olan olgularda (örn: İTP hastalığı), trombosit sayısını ameliyat öncesinde yükseltmek amacıyla steroid ve/veya immünoglobulin (İVİG) uygulanır, gerekirse trombosit süspansiyonu verilebilir.
  • Dalak bağışıklık sisteminde kendine özgü fonksiyonları (örn: opsonizasyon) olan bir organdır, yokluğunda bazı kapsüllü bakterilerin etken olduğu ve sepsise ilerleyerek yaşamı tehdit eden (ölümcül) infeksiyonlar (OPSI: overwhelming post-splenectomy infection) gelişebilir. Dalağı alınacak hastalara, infeksiyonlara karşı önlem olarak ameliyattan iki hafta önce Hemophilus influenza tip B, streptokok ve pnömokok aşıları yaptırılır ve bu aşılar yaşam boyu belirli aralıklarla (genellikle 5 yıl) tekrarlanır. Acil nedenlerle dalağı alınan hastalarda ise (örn: trafik kazasında dalağın parçalanması) aynı aşılar ameliyat sonrası dönemde uygulanır.

Ameliyat öncesinde kullanılmakta olan ilaçlar kesilmeli mi?

  • Kardiyolojik, nörolojik veya hematolojik hastalıklar nedeniyle aspirin veya benzeri kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların bu ilaçları ameliyattan önce kesmeleri istenir. Ancak, doktorun önerisi doğrultusunda uygulanacak olan düşük molekül ağırlıklı heparin injeksiyonlarıyla kan sulandırıcı tedavinin devamı sağlanır, ayrıca ameliyat sonrasında görülebilen komplikasyonlardan (gerekli önlemler alınmasına karşın gelişen istenmeyen olaylar) biri olan akciğere pıhtı atmasına (pulmoner emboli) yönelik önlem de alınmış olur.
  • Hipertansiyon nedeniyle ilaç kullanmakta olan ve ilaçları kesildiğinde tansiyonu yükselen hastaların ameliyat sabahında yarım barsak su ile tansiyon ilaçlarını almalarına izin verilir.
  • Diyabet hastalarının hazırlığı da önem arz eder. İnsülin kullanmayan ancak bazı haplarla kan şekeri regülasyonu elde edilen hastaların (tip II diyabet) ameliyat sabahı ilaçlarını almamaları yeterlidir. İnsülin kullanmakta olan (tip I veya insüline bağımlı tip II diyabetli) hastalar ise ameliyat sabahı insülin dozlarını yapmazlar, kan şekeri takibi ve regülasyonu için gerekli insülin dozu ayarlaması hastanede gerçekleştirilir.
  • Çeşitli hastalıklar nedeniyle çeşitli ilaçların kullanıldığı diğer durumlarda, bu ilaçların ameliyat öncesinde kesilip kesilmeyeceği cerrah tarafından değerlendirilerek hastaya iletilir.

Laparoskopik dalak ameliyatı kaç kesi ile yapılır? Laparoskopik girişim 2’si 5 mm ve 1’i 10 mm boyunda olmak üzere toplam 3 kesi ile yapılır. Bazı durumlarda ek trokar girişi gerektiğinde 4. port da yerleştirilebilir (5, 10 ya da 12 mm boyunda ek kesi yapılarak). Tek kesi ile ameliyat (SILS; single incision laparoscopic surgery) olmak isteyen hastaların durumları değerlendirilir, aday hasta bu ameliyata uygun ise laparoskopik ameliyat göbek düzeyinde 35 mm boyunda tek kesi ile yapılabilir. SILS’te teleskop ve diğer cerrahi aletler bu kesiye yerleştirilen özel bir aparattan karın içerisine geçirilerek ameliyat gerçekleştirilir.

Dalak, laparoskopik ameliyatın yapıldığı küçük bir kesiden nasıl çıkartılır? Dalağın atardamarı ve toplardamarı çeşitli teknolojik ürünler (damar mühürleyici cihazlar, damar klipleri, endoklipler, endostapler, ligasyon, vs) yardımıyla kapatılıp kesilerek ayrıldıktan sonra, komşu organlarla (diyafram, mide, kalın barsak, böbrek) arasındaki bağlar özel aletlerle kesilerek dalak serbestleştirilir, daha sonra laparoskopik ameliyatlar için dizayn edilmiş özel bir torbaya yerleştirilerek büyütülen kesilerden birinden karın dışına alınır. Dalağın çok büyük olduğu durumlarda; laparoskopi sırasında kullanılan küçük kesilerden birisinin büyütülerek organın buradan çıkartılması, laparoskopinin hastaya sağladığı genel avantajlardan (küçük kesiler nedeniyle daha az ağrı, fıtık gelişimi riskinde azalma, daha güzel estetik sonuçlar, vb) ödün verilmesine neden olacağından, bu olumsuzlukları azaltmak üzere kasık kemiği üzerinde (Sezaryen kesisi gibi iç çamaşırı içinde kalacak şekilde) yatay bir kesi yapılarak organ buradan çıkartılır. Tek kesinden laparoskopik cerrahi (SILS) tercih edildiyse, bu durumda ameliyat bitiminde bu kesi daha da genişletilerek organ buradan çıkartılır. Çıkartılan dalağın histopatolojik incelemesini gerektirecek bir neden yoksa, torba içine yerleştirilen dalak burada küçük parçalara ayrılarak (marselasyon) kesi büyütülmeksizin de karın dışına alınabilir.

Açık ameliyata dönülebilir mi? Laparoskopik teknikle başlanılan her ameliyatta gerek görüldüğünde açık ameliyata dönülebilir. Laparoskopik tekniklerle kontrolü güç ya da olanaksız kanama gelişmesi durumunda ya da ayırıcı tanıya giren ve açık cerrahi girişim gerektiren bazı bulguların varlığında ameliyata açık cerrahi ile devam edilebilir (sol kaburga yayı altında yapılan diyagonal veya karın üst bölümünde orta hatta yapılan vertikal bir kesi ile).

Dalak ameliyatının komplikasyonları nelerdir? Gerekli önlemler alınmasına karşın gelişebilen istenmeyen olaylar “komplikasyon” olarak adlandırılır. Laparoskopik dalak ameliyatında; trokar girişi ile ilintili organ hasarları, kanama, hematom (ameliyat alanında kan birikimi), komşu organ (mide, pankreas, kalın barsak, vb) yaralanması, pankreas fistülü, karın içi ya da karın duvarında infeksiyon, portal ya da splenik ven trombozu, derin ven trombozu, pulmoner emboli (akciğere pıhtı atması), anesteziyle ilintili komplikasyonlar, vb ile uzun dönemde kesi yerlerinde fıtık gelişebilir. Laparoskopik splenektomi sonrası komplikasyon gelişme oranı literatürde ortalama % 5-6 düzeyinde bildirilmektedir, ancak bunlar genellikle minör komplikasyonlardır. Splenektomili hastalarda bazı kapsüllü bakterilerin etken olduğu ve yaşamı tehdit eden (ölümcül) infeksiyonlar gelişebilir, ameliyattan önce yapılmış olan Hemophilus influenza tip B, streptokok ve pnömokok aşılarına yaşam boyu belirli aralıklarla (genellikle 5 yılda bir) devam edilmesi bu riski azaltır. 

Ameliyattan sonra iz kalır mı? İnsanlar canlılar aleminde memeliler sınıfında yer alan biyolojik varlıklardır. Diğer tüm memeli canlılar gibi insanlarda da deride oluşan kesiler (kaza sonucu yaralanma veya ameliyat sırasında yapılan kesiler) nedbe (skatris, skar) dediğimiz bir doku ile iyileşir ve kişinin deri yapısına göre değişen belirgin veya daha az belirgin bir iz mutlaka kalır. Ancak, ameliyat kesilerinde cilt estetik dikiş teknikleri ve materyalleri kullanılarak kapatılırsa, iz daha az belirgin olarak kalır ve böylece daha iyi kozmetik sonuçlar elde edilebilir.